01 Şub

Gold Grubuna Kayyum

Bünyesinde hızlıal, metro elektronik, gsa saat, gibi şirketleri barındıran gruba kayyum atandı. İflas erteleme talebi ile mahkemeye başvuran grubun bu talebi kabul edilmeyerek mahkemece kayyum atanmasına karar verildi. İşin hukuki boyutunu anlatacak değilim, zaten bu haddim de değil. Şu kadar ki bu durum şirketin battığı ya da iflas ettiği anlamına gelmez. Alacakları tahsil edememekten kaynaklanan bir darboğaz olabilir. Kredi kartlarına getirilen taksit sınırlandırılması olabilir. Döviz kurlarındaki aşırı dalgalanma olabilir. Sitemiz bu konularda yazmaya uygun olmadığı için çok detaya girmiyorum ama siyasi sebepler bile olabilir. Tek dileğimiz bir an önce toparlanması ve çalışanların işlerine dönebilmesi.

Ben işin başka yönünü irdelemeye çalışacağım. Israrla söylüyorum, altını çizerek söylüyorum, her fırsatta dile getirmeye çalışıyorum. E-ticaret sektöründeki bu doğru bir yöntem değil. Özellikle bilişim ve küçük ev aletlerinde stoklu ve yüksek cirolu çalışan firmaları büyük tehlike bekliyor.

Fiyat karşılaştırma platformlarındaki “Ben ucuz satıyorum”, “ben daha ucuz satıyorum” “hayır en ucuz ben satıyorum kavgasının gideceği yer duvardır. Birçoğu bu duvara çarptığını ilan etmek zorunda kalırken bazıları bunu itiraf etmemekte direniyor. Ticaretin hangi şekli olursa olsun, para kazanmak için yapılır. Ciroyu şişirmek, kargoya verilen ürün sayısını artırmak, satış stratejisini sadece ucuzluk üzerine yapmak ticaret olamaz.

Bu gün birçok firmanın deposunda iade gelen ürünlerin sayısı sıfır ürünlerden daha fazla. Kanunlar baştan aşağıya tüketiciyi koruyor ve satıcı sanki potansiyel suçlu muamelesi görüyor. Devlet “ 2.000 TL lik bir ürünü 300 Tl ye alabilmenin mümkün olabileceğini nasıl düşünürsün sorusunu” alıcıya sormadı. 300 liralık telefonun içinden çıkan hıyarın hesabını herkesten sormaya kalktı. Müşteri bizi her konuda sorguya çekebildi ama biz kimseye “kardeşim altı ay önce sattığım düdüklü tencereyi geri alıp içindeki patlıcan kalıntıları ile kime satacağım. Kazancım beş lira bile değil” diyemedik. “Hanım efendi benden x markayı satın aldınız ama bana başka bir firmanın ürününü iade etmişsiniz, üstelik kullanılmış ben bunu ne yapacağım” diye soramadık. Müşteri ayakkabı aldı, iade etti, iki defa kargo bedeli ödedik, gelen kutunun içinden kullanılmış don çıktı” kimseye anlatamadık. Büyük firmaların iade depolarını görseniz her kutunun içinden bir komedi çıkacak.

İşte bunun için on seneden beri bizimle iletişime geçen e-ticaret adayların aynı şeyi söylüyorum. İde oranı yüksek ve spot piyasası olan ürünlerden uzak durun. Belirli sayıda kayıtlı müşteri sayısına ulaşmadan kapıda ödeme ile satış yapmayın. Ticarette az veya çok kazanmak esastır. Çok satmak için ucuz satış yapmak her zaman tehlikeli bir operasyondur.

Paylaş

Yorum Yazın