25 Ara 2015

Yatay E-Ticaret Nedir?

E-ticaret sektörüne giriş aşamasında en zor karar verilen aşamalarından biri, yapılacak girişimin yatay e-ticaret sitesi mi, yoksa dikey e-ticaret sitesi mi olacağı konusudur. Yatay e-ticaret sitesi birbiri ile bağımsız, birbirinden alakasız kategorilerin ve ürünlerin bir arada olduğu e-ticaret sitesidir. Market tarzı e-ticaret sitesi olarak da adlandırılabilir. Aynı e-ticaret sitesinde bayan elbisesinin yanında oto yedek parçasını da bulabilirsiniz.

Yatay e-ticaret sitesinin avantajlarını tek bir madde ile özetleyebiliriz; farklı ürün gruplarına farklı ürün grupları ile ulaşmak, dolayısıyla pazardan daha fazla pay almak. Şimdi de yatay e-ticaret sitesinin dezavantajlarına bakalım.

  1. Yatay e-ticaret sitesinin başlangıç maliyetleri yüksek olacaktır. Sunucu maliyeti, bayilik maliyetleri, XML çözdürme maliyetleri gibi kalemler yatay e-ticaret sitesinin maliyetlerini yükseltecektir.
  2. Yatay e-ticaret sitesi Google’da gerek ürün, gerekse kategori aramalarında arayanların karşısına çıkması hem zaman olarak uzun sürecektir, hem de bu amaca yönelik yapılacak çalışmaların maliyeti yükselecektir
  3. Önce sat, sonra al; yani Dropship yöntemi ile yapılan e-ticaret satışlarında kazanç oranları belirli oranlarda seyretmektedir. Bu kazanç oranlarını yükseltmek için belirli oranlarda zaman zaman ön alım yaparak hem rekabet şansını yükseltme hem de kazancı artırmaya yönelik operasyon yapılabilir. Fakat yatay e-ticaret sitesindeki onlarca kategoride ön alım yapmak yüksek maliyetler gerektirecektir.
  4. Son olarak yatay e-ticaret sitesinde tedarik ve müşteri hizmetleri operasyonu maliyetli ve yorucu olacaktır. Zamanla birkaç eleman ihtiyacı gerektirebilir.

Dezavantaj gibi gözüken bu bilgilere rağmen, e-ticaret sitesini açtıktan sonra en azından kategori SEOsu ve bloglamasını yapacak azmi olanlar ve daha birkaç ay geçmeden “bu iş olmuyor abi” demeyecek sabrı olanlar için yatay e-ticaret sitesini tavsiye ederiz.

Paylaş
24 Ara 2015

Bilişim Ürünleri E-ticaret Sitesi Kurmak

Bilgisayar, laptop, cep telefonu veya bu ürünlere ait aksesuar, yedek parça, tamamlayıcı bileşenler gibi ürünlerden oluşan bir e-ticaret sitesine bilişim ürünleri e-ticaret sitesi diyebiliriz.

Bilişim ürünleri satan e-ticaret sitesi açmak ilk bakışta gayet mantıklı olduğu düşünülebilir. Çünkü e-ticaret sektöründe en çok satılan, en çok ciro yapan ürün grupları arasında en başta bilişim ürünlerini söyleyebiliriz.

Bilinen bu avantajının yanında bilişim ürünleri e-ticaret sitesi kurmanın en büyük açmazlarından biri fiyat konusudur. Bu sektörde bir ürünü en küçükten en büyüğe doğru yirmi farklı fiyat seçeneği ile görebilirsiniz. Bu ürünlerin tamamı orijinal üründür, minimum kazanç oranları ile satılır. Ancak, aynı ürünün onlarca farklı fiyatı vardır.

Bu farklılıkların en temel sebeplerinden biri paralel ithalat, distribütör ithalat şeklinde ürünlerin menşei hakkında gibi gözükse de bu farklılık ürün fiyatlarına %2-3 aralığından fazla bir oranda yansımaz. Ev aletleri de dahil olmak üzere bu sektörde ürünlerin perakende satışını etkileyen en önemli faktör ürünlerin “alış” şeklidir. Bir ürünün spot piyasası varsa, yani bir ürün piyasada aynı zamanda “nakit para” işlevi görüyorsa, ihtiyaç halinde piyasa fiyatının altında nakite çevrilebiliyorsa, o ürün grubundan ya uzak durmak lazım, ya da aynı oyunu oynamak lazım. Aynı oyunu oynamak için yüksek miktarda sermaye gerektiğine göre tek tek alım yaparak, veya önce satıp sonra ürünü alarak bilişim ürünlerinde, daha doğrusu spot piyasası olan ürünlerde-ticaret yapmak imkansız denebilecek kadar zordur.

Bu sektörde aksesuar, sarf malzemesi, yedek parça gibi ürünleri yazdıklarımın dışında tutuyorum. Hatta öyle garip bir durum ki, 2-3 bin TL riske girerek sattığınız bir laptoptan kazandığınız paranın daha fazlasını onun çantasından, bataryasından, telefonun kılıfından kazanabilirsiniz.

Paylaş
22 Ara 2015

E-ticaret Yazılımı Seçimi

Arama motorlarından birine “e-ticaret yazılımı” yazıp arama yaptığınızda karşınıza yüzlerce farklı yazılım çıkacaktır. Şu anda yaptığımız bir aramada bu yazılımların fiyatları 150 TL ile 6500 $ aralığında değişmektedir. Yazılımcı olmayan ve ilk kez e-ticaret yapacak olan biri için bu abartılı fiyat farkı bir muammadır. Bu noktada sağa sola sorma süreci başlar, ancak alınacak cevaplar girişimci adayını cevaba götürmekten çok, daha da kafasını karıştıracaktır. Bilgi edinmek için aradığınız her firma doğal olarak kendi yazılımını övecek ve en iyisi olduğunu iddia edecektir. Bu kafa karışıklığından bir an önce kurtulup yazılım seçme sürecini tamamlamak isteyen e-ticaret girişimcisinde iki uç davranış şekli ortaya çıkar. Birinci grup, “150TL ye yazılım varken niye binlerce dolar vereyim” diyerek en ucuz yazılımlara yönelir, diğer uç grup ise “bu kadar pahallıysa bir kerameti vardır” diyerek binlerce dolarlık e-ticaret yazılımlarına yönelir. Ne yazık ki, iki grup için de sonuç pişmanlıktır. İlk grup XML entegrasyonu, sanal pos entegrasyonu aşamalarına geldiğinde görecektir ki, aldığı şey bir yazılım değil, scripttir ve bu gibi e-ticaret sitesi gereklerini yerine getirememektedir. İkinci grup ise bu büyük yatırımın sonunda bir mucize bekleyecek ancak e-ticaret sitesi hiç de beklendiği gibi yüklü satışlar yapmayacaktır.

E-ticaret girişiminizin hayal kırıklığı ile sonuçlanmaması için en önemli aşama yazılım seçimidir. Bu yazımızda e-ticaret yazılımı seçerken dikkat edilmesi gereken noktaları paylaşmak istedik.

Öncelikle e-ticaret yazılımı çeşitlerinden örneklerle bahsedelim:

  • Açık Kaynak Kodlu E-ticaret Yazılımları: Açık kaynak kodlu e-ticaret yazılımları, ücretli yazılım firmaları tarafından sürekli kötülenen, tavsiye edilmeyen, güvenlik açıkları olduğu iddia edilen bu yüzden de sektöre yeni giren e-ticaret girişimcileri tarafından pek tercih edilmeyen yazılımlardır. Ancak sektörde biraz zaman geçirip, e-ticaret sitelerini geliştirme noktasına gelen ücretli e-ticaret yazılımı sahiplerinin büyük bir çoğunluğu, ihtiyaç duydukları işlevlerin kendi yazılımlarında olmadığını ve kaynak kodları kapalı olduğu için yazılımı satın aldıkları firmaya her konuda bağımlı olduklarını anlayarak, açık kaynak kodlu yazılımlara geçiş yapma kararı almaktadır. Çünkü açık kaynak kodlu e-ticaret yazılımları dünyanın dört bir yanından binlerce yazılımcı tarafından sürekli geliştirilmektedir ve çok cüzi bedellerle satılan modüllerle hayal ettiğiniz her işlevi e-ticaret sitenize ekleyebilirsiniz. Dünya çapında isim yapmış uluslararası ticaret yürüten en büyük e-ticaret sitelerinin açık kaynak kodlu yazılımlara kurulu olduğu yaygın olarak bilinmektedir.
  • Lisanslı (Ücretli) E-ticaret Yazılımları: Belli bir miktar ödeyerek domaininize lisanslanan bu yazılım türleri, yazılımı üreten firma tarafından satılır ya da kiralanır, Bir kısmı ömür boyu lisansla satılır, bu gruptan olan yazılımları kendi sunucunuza kurabilir ve ilk ödemeden sonra başka ödeme yapmak zorunda kalmayabilirsiniz. Ama bu durum o firmaya bağımlılıktan kurtulacağınız anlamına gelmez. Kaynak kodları kapalı olduğu için, yapmak istediğiniz her türlü değişiklik ve geliştirmede o firmayla muhattap olmak zorunda kalırsınız. Başta uygun fiyatla almış olsanız bile geliştirme konusunda alternatifsizce o firmaya bağımlı olacağınız için astronomik rakamlarla karşılaşabilirsiniz. Diğer lisanslı yazılım grubu ise periyodik ödemeli lisanslı yazılımlardır. Bunlar aylık ya da yıllık olarak ödeme talep ederler ve yazılımı başka sunucuya taşımanıza izin vermezler. Yani açık kaynak kodlu bir yazılıma ödeyeceğiniz bedelin birkaç katını ödeyerek satın aldığınız e-ticaret yazılımınıza bir de her yıl sunucu ücreti adı altında çok yüksek kiralar ödemek zorunda kalırsınız. Bir yıl dolduğunda karşınıza çıkan bu rakamı ödemek ya da yazılımdan vazgeçip 1 yıllık emeğinizi çöpe atmak gibi iki seçenek ortaya çıkar. Çok büyük çoğunluk ikincisini tercih edip açık kaynak kodlu yazılımlara geçmekte ya da e-ticaretten vazgeçmektedir.

Yukarıda anlattıklarımızdan da anlaşılacağı üzere biz e-ticarete başlayacak girişimcilere açık kaynak kodlu yazılımları tavsiye ediyoruz. Tüm dünyada binlerce yazılımcı tarafından geliştirilen, milyonlarca e-ticaret sitesi tarafından kullanılan açık kaynak kodlu e-ticaret yazılımları güvenlik açıkları konusunda da hiç de öyle korkulacak durumda değildir. Lisanslı yazılım satan firmaların karalama kampanyasından ibaret olan güvenlik açığı sorunu hemen hemen tüm açık kaynak kodlu yazılımlarda çözümlenmiştir.

Bütün bunlara rağmen lisanslı e-ticaret yazılımı almaya karar verdiğinizi varsayalım. Bu kez de “hangi lisanslı e-ticaret yazılımı?” sorusu gündeme gelecektir. Yüzlerce lisanslı e-ticaret yazılımı arasından en doğrusunu seçebilmek için aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir:

  • Yazılım sınırsız lisanslı mı yoksa periyodik ödemeli mi? Eğer periyodik ödemeli bir yazılımsa sözleşmede mutlaka sonraki periyotlarda yapacağınız ödeme miktarı net bir şekilde belirtilmiş olmalıdır. Yazılım sınırsız lisanslı ise sözleşmede mutlaka istediğiniz sunucuya taşımak istediğinizde firmanın ek bir ödeme talep etmeden site yedeklerinizi ve lisansınızı teslim edeceğine dair bir madde olmalıdır.
  • Eğer farklı tedarikçilerle çalışacaksanız, tedarikçi başına XML çözme ücretini mutlaka baştan öğrenin hatta bu bedeli sözleşmenize eklettirin. Aksi takdirde ürünleri sitenize entegre etme aşamasında yazılımınızdan daha yüksek meblalarla karşılaşabilirsiniz.
  • Yazılım firmasının “referanslarımız” sayfasından mümkünse ilk baştakilerden değil de sonlara doğru olan birkaç referansı seçerek iletişim bilgilerinden e-ticaret sitesi sahiplerine ulaşarak, yazılım firmasıyla sorun yaşayıp yaşamadıklarını, yazılımdan memnun olup olmadıklarını sorun. Yine referans siteleri tek tek açarak gerçekten o yazılımda olup olmadığına bakın. Birçok site o yazılımı bırakıp başka yazılıma geçmesine rağmen halen eski yazılım firmasının referanslarında halen görünmektedir.
  • Referans sitelerden birkaçını açarak sitedeki ürünleri Google’da aratın. Sitenin ilk birkaç sayfada görünüp görünmediğine bakın. Bu satın almayı düşündüğünüz yazılımın SEO gücü konusunda size bilgi verecektir.
Paylaş
22 Ara 2015

E-ticaret Sitesi Domain (Alan Adı) Seçimi

Bu seçim yaygın olarak çok da önemli sayılmayan, detaylar arasında en hızlı karar verilip geçilenidir. Ancak e-ticarete başladıktan bir süre sonra belli nedenlerle değiştirmek zorunda kalındığında, o güne kadar yapılan her şeyin yeniden yapılması gibi bir risk taşır. Seo, reklam ve yazılım adına yapılan her türlü yatırım domaine yapılmaktadır. Seçtiğiniz domaini değiştirdiğiniz an bütün o yatırımları sil baştan yapmak zorunda kalacağınızı düşünerek domain seçmelisiniz.

Domain seçerken dikkat edilmesi gereken noktalar:

  • Domaininizi seçerken, ilk anda satmayı düşündüğünüz ürün grubuna göre değil, ileride satmanız muhtemel ürün gruplarını da düşünerek domain seçmelisiniz. Örneğin; bayan ayakkabı ürünleri satacağınız bir e-ticaret sitesi kurmaya karar verdiniz. Yaygın olarak ilk akla gelen, bayanayakkabi.com, bayanayakkabireyonu.com, bayanayakkabistore.com gibi ürün grubunu içeren dominler ya da pembetopuklar.com, yuksektopuk.com gibi hedef kitleyi ve ürün grubunu çağrıştıran domainler olacaktır. Peki ya birkaç yıl sonra yüksek kâr marjlı erkek ayakkabısı ya da çocuk ayakkabısı tedariği imkânınız olursa bunu sadece başlangıçta yanlış domain seçtiğiniz için reddetmek kötü olmaz mı? yuksektopuk.com ya da bayanayakkabistore.com’da erkek ayakkabısı satabilirsiniz ama bu e-ticaret sitenizin imajı açısından hiç şık bir durum değildir. Bu nedenle bayan ayakkabıyla başlayacak bile olsanız ileride erkek ve çocuk ayakkabısı da satabileceğinizi düşünerek daha geniş düşünmeli, bayan ayakkabı domainine değil, ayakkabı domainine yoğunlaşmalısınız. Hatta daha da temkinli olup, aynı hedef kitleye hitabeden çanta, kemer gibi diğer deri aksesuar grubunu da rahatlıkla satabileceğiniz bir domain seçmeniz yerinde olacaktır.
  • Domain uzantısı olarak tercihiniz mutlaka “.com” olsun. Çok nadir durumlarda belki “.net” uzantısı da kabul edilebilir ancak bunun dışındaki uzantıları alternatifleriniz arasına almayın. Müşteriler e-ticaret sitelerinden başkalarına bahsederken çoğunlukla domainin uzantısını söylemezler. Bu bilgiyi alan kişiler de, bilgiyi hafızalarına yazarken “.com” olarak yazmaya meyillidir. Bu nedenle “.com” dışındaki domain tercihlerinizde müşteri tavsiyesi ile gelen müşteri kitlesinden yararlanmamayı göze almış olursunuz.
  • Alacağınız domainin diğer uzantılarına (.net, ,org, .com.tr) mutlaka bakmalısınız. Sizinle aynı ürün grubunu satan ve sizden çok önce kurulmuş aynı domain farklı bir uzantıya sahip olsa bile, daha eski olmasından dolayı arama motorları tarafından daha üst sıralarda gösterilecektir. Bu durumu aşmak imkânsız olmamakla birlikte çok güçlü bir SEO yapmanızı gerektirebilir. Bu nedenle mümkünse diğer uzantıları da boş olan bir domain seçmeye çalışın. Ve ilk fırsatta domaininizin diğer uzantılarını da alarak, rakiplerinizin alıp e-ticaret rsitesi kurma riskini ortadan kaldırın.
  • Seçeceğiniz domain mümkün olduğunca az Türkçe karakter içermelidir. Bu, alan adınızın müşterileriniz tarafından yanlış yazılması riskini azaltacaktır. Örneğin; “Çağrı İç Giyim & Çamaşır” ünvanlı bir firma cagriicgiyimcamasir.com domanini almıştı. Domainde 6 tane türkçe karakter bulunmaktadır ayrıca iki tane “i” harfi de yan yana gelmiştir. Ne kadar dikkat edilirse edilsin ilk seferde bu domainin doğru yazılması neredeyse imkansızdır. Daha önce siteyi ziyaret eden bir müşteri siteyi tekrar ziyaret etmek istediğinde alan adını hatırlasa bile doğru yazmakta zorlanacağı için hata sayfasıyla karşılaşma ihtimali yüksektir.
  • Alan adınızı mutlaka kendi adınıza açılmış bir hesaptan, kendi adınıza tescil ettirmelisiniz, domain herşeyden önce bir yatırım aracıdır. 25 TL ye aldığınız bir domaine e-ticaret sitesi kurduğunuzu düşünelim. 5 yıl sonra sitenizin aylık 20 bin TL kâr eden bir e-ticaret sitesi olduğunu ve bu siteyi satışa çıkardığınızı varsayalım. Sitenizin piyasa değeri bu rakamlara göre, sitenin bir yıllık kazancına göre belirlenir ve 20,000TL*12ay=240,000TL dir. Tabi bu satış hakkı domain sahibinindir. Bu nedenle ne kadar güvenirseniz güvenin alan adınızı başkasının adına tescil ettirmeyin.
  • Alan adınız, Türkçede bulunmayan İngilizce karakterler (q,w,x) içermemeli. İngilizce harfler bu dili bilmeyen müşterileriniz için zorluk oluşturacak, daha ötesi telaffuz noktasında pek çok yanlış anlaşılmaya ve ek açıklama yapma zorunluluğuna neden olacaktır. Örneğin, nextwayoto.com şeklinde bir oto aksesuar sitesi domaini hatırlıyorum. Anlam olarak “bir sonraki yol” anlamına gelen bu domaini telefonda bir müşteriye yazdırmak zorunda kalmıştım. Domaini söyledikten sonra “next” sözcüğünün “nekst” şeklinde olmadığını x harfiyle yazıldığını, “vey” olarak seslendirilen sözcüğün “way” olarak yazıldığını anlatmam gerekmişti.
  • Alan adınızı satın alırken en az 3 yıllık tescil ettirin. Sitenizi tarayan arama motoru botları için tescil süresinin uzunluğu artı bir özelliktir. E-ticaret sektörü her yıl binlerce e-ticaret sitesinin kurulup kapatıldığı bir sektör olduğu için, arama motoru botları ilk yıl e-ticaret sitelerine temkinli yaklaşır. Çok iyi bir SEO yatırımı yapılsa bile, sitenizi yeni kabul eder ve eski sitelerden sonraki sıralara yerleştirir. Oysa alan adınızı 3-5 yıl gibi bir süre tescil ederseniz, ileriyi hedeflediğinizi düşünecek ve sitenizi büyüme potansiyeli taşıyan siteler arasında sayacaktır.
  • İkinci el alan adı alıyorsanız mutlaka domainin banlı olup olmadığını kontrol edin. Daha önceki sahibi tarafından kural dışı çalışmalar nedeniyle ban almış olan domainler, ne kadar çalışma yapılırsa yapılsın, arama motorlarında üst sıralara yükselemezler. Domainin banlı olup olmadığını bannedcheck.com sitesinden test edebilirsiniz.
  • Domain satın alırken, domainin daha önce kullanılıp kullanılmadığına, daha önceden kullanıldıysa Google’da linkinin kalıp kalmadığına mutlaka bakmalısınız. Eski kurulumdan kalan eski indexler kırık link olacağı için, sitenizin yükselme açısından zaman kaybetmesine neden olabilir. Domainin eski indeksi olup olmadığını, google arama çubuğuna “site:www.domaniniz.com” yazıp arattırarak öğrenebilirsiniz.
Paylaş
20 Ara 2015

Anne & Bebek Ürünleri E-ticaret Sitesi Kurmak

2014 yılı verilerine göre Türkiye’de her yıl 1, 4 milyon bebek dünyaya gözlerini açıyor. Ve Türkiye’de 0-5 yaş arasında 7 milyon çocuk var. 2010 yılı sonlarında 3 milyar TL olan bebek pazarı 2014 yılı ortalarında 6 milyar TL ye ulaşmış durumda.

Pazarın büyüklüğü tabii olarak rekabete de yansımış durumda. Dört yıl öncesinde 200 civarındaki 100 metrekareden büyük anne bebek ürünleri satış mağazası sayısı şimdilerde 500 adete yaklaşmış bulunuyor.

Yüzlerce marka ve on binlerce ürün bulunan sektörde en çok satılan ürünün bebek bezi olduğu biliniyor. Bunun yanında bildiğimiz bir başka şey ise, tüketicilerin, büyük bir kısmının internet sitelerinden bilgi edinip fiziki mağazalardan alışveriş yaptığı yönünde. E-bebek Genel Müdürü Halil Erdoğmuş “Mağazalarına gelen müşterilerin %80 inin internet sitelerinden bilgi alıp mağazalarına geldiğini” ifade ediyor. Doğru ve ölçülebilir bir bilgi olsa da bunu tersi olduğunu da hesaba katmalıyız.

Görüldüğü gibi, dünya ve Türkiye ortalamasının üzerinde büyüyen, bundan dolayı da yerli ve yabancı yatırımcıların iştahını kabartan bir pazardan bahsediyoruz. Bu pazarda bizleri, yani sektöre adım atmakta olanları neler bekliyor.

Hangi sektör olursa olsun, elbette milyon dolarlar ile ifade edilen yatırımcılar var. Ve elbette bizim onlar kadar kazanma şansımız yok. Ama unutmayın biz onlardan daha şanlısıyız. Çünkü sırtımızda milyon dolarlık riskler yok ve elbette biz de sermayemiz ve emeğimiz kadar kazanmış olacağız.

Bu alana yeni girenlerin ilk karşılaşacağı problem bayilik problemidir. Çünkü marka sahipleri ürünlerini sıkı bir şekilde takip ediyor ve bayilik verme konusunda diğer sektörlere göre cimri davranıyorlar. Bu yazının yazıldığı an itibariyle bizim bildiğimiz ve tavsiye edebileceğimiz “İlke Bebe” ve ”Bebek Bayi” firmalarıdır. Her ikisinde de operasyon esnasında sorun yaşamaz, anlık problemlerinize çözüm bulabilirsiniz. Her iki firmanın da bayilik ücreti gibi özel şartları var ancak bu ürünlere tek noktadan ulaşabilmenin başkaca bir yolu yok.

Paylaş
10 Ara 2015

E-ticaret Nedir?

E-ticaret, ingilizcesi “electronic commerce” olan, türkçeye “elektronik ticaret” olarak geçen ve internet üzerinden alış satış faliyetlerini gösteren eylemin adıdır. Kısaca, internette yapılan ticaret faaliyetleri, elektronik ticaret, eticaret, e-ticaret ya da e ticaret şeklinde adlandırılır.

1995 yılında internetin yayılmaya başlamasıyla birlikte ticaretin elektronik ortama taşınma süreci de başlamıştır. Geleneksel satış yöntemlerine, internet  üzerinden ticareti de ekleyen büyük şirketler diğer orta boy ve küçük işletmelere de öncü olmuşlar ve internet üzerinden ticaret büyük bir hızla yayılmıştır. 2001 yılı sonunda 65 milyar dolar olan e-ticaret hacmi, 2007 yılı sonunda 233 milyar dolara ulaşmıştır. Bankalar arası Kart Merkezi’nin verilerine göre 2009 yılında Türkiye’nin e-ticaret hacmi 10 milyar TLdir. 

E-ticaretin tüm dünyada yaygın olarak kabul gören temel iki şekli mevcuttur. B2B ve B2C adlarıyla yaygınlaşan bu e-ticaret türlerinden ilki B2B (Business to Business) şirketler arası satış ve pazarlama faaliyetlerini kapsar. B2C (Business to Consumer) ise İşletmeden tüketiciye sunulan e-ticaret faaliyetleridir.

B2B e-ticaret modelinde, ürün sahibi olan üretici, ithalatçı ya da distribütör firmalar ürünlerini başka e-ticaret girişimcilerine belli indirim oranlarıyla satma hakkı tanır. Sanal bayi adı verilen bu internet girişimcileri, ürünlerin görsellerini ve satışa ilişkin diğer stok, fiyat vb özelliklerini XML denilen bir formatla alarak kendi e-ticaret platformlarına çekerler ve ürünler sanki depolarında ve stoklarında mevcutmuş gibi satarlar. Ürün satışı gerçekleştiğinde tedarikçinin bayilerine sağladığı indirimli fiyatlar üzerinden ürün alıp müşterilerine sipariş gönderimi yaparlar. 

B2C e-ticaret modelinin ise iki şekli mevcuttur. Bunlardan birincisi, ürün sahibinin kendi stoklarında bulunan ürünleri e-ticaret sitesi üzerinden doğrudan son tüketiciye satışının yapıldığı modeldir. Bunun yaygın türkçe karşılığı, “üreticiden tüketiciye”dir. İkinci model ise B2B modeliyle e-ticaret yapan tedarikçi firmaların sanal bayilerinin çalışma modelidir. “Stoksuz e-ticaret” olarak bilinen bu sistem, elektronik ticaretin en çok kazandıran değilse bile en az riskli şeklidir. 

E-ticaret yapmaya karar veren bir girişimcinin ilk karar noktası, hangi model ile e-ticarete başlayacağıdır. Bu karar noktasında belirleyici olansa, öncelikle sahip olunan sermaye ve hedefin boyutudur. B2B modeliyle e-ticaret hedefleyen bir girişimci, şirket kurma, e-ticaret sitesi açma gibi temel harcamalar dışında yüklü bir miktarda stok yatırımı yapacaktır bu nedenle de B2C hedefleyen bir girişimciye göre daha büyük hedefler koyma şansı mevcuttur ancak ayı oranda daha büyük risk alamış olacaktır.

Stok riskine girmeden B2C modeliyle e-ticarete başlamaya karar veren bir girişimci için yüzlerce tedarikçi alternatifi bulunm aktadır. Hemen hemen her sektörden bol sayıda ürün çeşidine sahip bu tedarikçilerden bayilik alındığında o tedarikçiye ait ürünlerin tamamını bayi fiyatıyla alma hakkı kazanılır ve üzerine kar eklenerek farklı platformlarda satılabilir.

Bir tedarikçi firmaya bayi olabilmek ve ürünleri internet ortamında yasal olarak satabilmek için şirket sahibi olmak gerekmektedir. E-ticarete ilk kez girecek bir girişimci için şirket kurmak da bir risk sayılabilir.

Bu nedenle Dropship Türkiye, şirket sahibi olmayan bireysel girişimcilerin şirket kurmalarına gerek kalmadan e-ticaret sektöründe kendilerini denemeleri için yeni bir e-ticaret modeli oluşturmuştur. Yalnızca Dropship E-ticaret paketlerinden birini satın alarak, e-ticaret yazılımından, bayilik işlemlerine kadar, ödeme çözümlerinden, siparişin müşteriye kargolanmasına kadar e-ticaretin tüm süreçlerini sizin adınıza üstlenen ve ek hiç bir harcama yapmadan riske girmeden e-ticarete başlamanızı sağlayan deneyimli bir e-ticaret partneri kazanmış oluyorsunuz.

E-ticaret sitenizin temellerini atıp, gelir sağlamaya başladıktan sonra dilediğiniz zaman mağazanızı sistemin dışına kayıpsız taşıyarak bağımsız bir e-ticaret girişimcisi olarak büyümeye devam edebiliyorsunuz.

Paylaş
10 Ara 2015

E-ticaret Ödeme Sistemleri

Payu Ödeme Sistemi, Türkiye’de e-ticaret sitelerine sanal pos hizmeti veren en eski ve güçlü firmalardan biridir.

Sisteme üye olurken yıllık üye aidatını 1 yıllık peşin talep etmektedir. (600TL+KDV) Bunun dışında da her satıştan % 1,5 dan başlayan miktarlarda komisyon almaktadır.

Geri ödemeleri düzenli ve sorunsuzdur. Hafta boyunca yaptığınız tahsilatları Cuma günleri toplu olarak tahsil edebilirsiniz.

Üye panelleri kullanışlı, her seviyeden kullanıcının anlayabileceği ve işlem yapabileceği şekilde tasarlanmıştır.

Payu sistemiyle; Bonus, World, Axess, CardFinans, Maximum, AsyaCard ve Paraf kartlarından taksitle ödeme alabilirsiniz.

Payu ödeme sistemine üye olacaksanız, prosedür ve bürokratik işlemler açısından çok yorucu bir sürece hazır olun. Firma İsteyeceği evraklar konusunda sınır tanımıyor. Başvuruyu takiben 45 güne kadar uzayabilen bir evrak geliş-gidiş süreci var.

Bütçeniz ve bürokrasiyle uğraşmaya zamanınız varsa güvenlik problemi yaşamadan rahatça kullanabileceğiniz bir toplu sanal pos çözümüdür.

 

Sisteme çok hızlı girdi. O dönem rakiplerinin aksine sabit ücret bedeli almadığı için e ticaret firmalarının ilgi odağı oldu.

On bin civarında siteye hizmet verdiği biliniyor.

Aylık veya yıllık sabit ücret yok. Hemen hemen bütün e-ticaret yzılımlarına entegre edilebiliyor. Entegrasyon modülü için ücret ödemek zorunda kalmıyorsunuz. İyzico’yu güçlü kılan en önemli özelliğin de bu olduğunu düşünüyorum. Müşteri ilişkileri çok güçlü, bir sorununuz olduunda istediğiniz kişiye ulaşabiliyorsunuz. E-ticaret hacminiz ne olursa olsun, ayrım yapılmadan sorununuz çözülmeye çalışılır. 7 bankaya ait tüm kredi kartlarına taksit yapılabiliyor. Komisyon oranları diğer sistemlere göre 1-2 puan avantajlı. Sözlşeme vs.gibi formaliteler online olarak yapılıyor.

İşlem başına %2,5 komisyon 0,25 tl sabit fiyat ve 3 tl havale ücreti alınıyor.

Geri ödeme süresi 30 güne kadar çıkabiliyor. Bu sürede niye ısrar ettiklerine bir anlam veremesem de başvuruların sonuçlanmasındaki hız ve kolaylık ile firmanın az veya çok ciro yapan her siteye aynı mesafede yaklaşması, sorulara hızlı cevap alınması, telefonla kolay iletişim gibi özellikler işin bu tarafını gölgede bırakıyor.

  Piyasaya ilk giren firmalardan biridir. O dönemde yazılım firmaları ve sektör özel tahsilat firmalarına yabancı olduğu için beklenen ilgiyi görmedi. Şimdilerde farklı alanlarda da faaliyet gösterdiklerinden olsa gerek, her siteye sıcak bakmıyorlar.
  Arena Bilgisayar bünyesindeki firma. Bu işi daha önce kendi bayilerine zaten yapıyordu. Şimdi daha geniş kapsamlı yapıyor. 100 tl giriş ücreti alınıyor. Savaş da çıksa ödemeleriniz Cuma günü hesabınızdadır. Tek dezavantajı bazı yazılımlar için piyasada modül bulunamaması.
  Piyasaya son giren firmalardan birisi. Beyanına göre ödemeler ertesi gün hesabınıza aktarılıyor. Ancak kapalı bir kutu gibi. Telefonla irtibat kuramıyorsunuz. Şikayet sitelerine bakılınca kimse memnun değil gibi.

600 TL yıllık bedel ile sisteme giriş yapabilirsiniz. Sitelerinde ödemeler ertesi gün hesabınıza aktarılır dese de bazı firmalar ile blokeli çalıştıklarını öğrendim. Bazı yazılımlar için entegrasyon modülü problemi olması piyasaya yeni girmelerinden kaynaklı olabilir.

Paylaş
10 Ara 2015

Ek İş Modeli Olarak E-ticaret

Sermaye, hedef, planlama, yönetim, organizasyon gibi iş planlarına bakınca e-ticaret için çok rahatlıkla profesyonel bir iş modelidir diyebiliriz. Buna kimsenin itirazı da olmaz.

Burada belirleyici olan sermaye ve beklentidir. Bunun yanında mütevazi bütçelerle ek iş olarak e-ticaret yapılabilir mi; elbette yapılabilir. Bu modelde bazı hususlara dikkat edilirse ek iş olarak e-ticaret modelinde çok da başarılı projelerin ortaya çıktığı görünmektedir. Nelere dikkat edilmesi gerekir sorusuna gelince; Sabretmek; Reklam için harcayacak doyurucu bütçeniz, seo uzmanına yatırım yapacak paranız yoksa sizin sermayeniz sabırdır. Siteyi açıp iki hafta sonra “nerede bu satış” diye sormayacaksınız. Başarılı olma ihtimali varken sabırsızlık yüzünden yüzlerce e-ticaret projesinin heba olduğunu biliyoruz. Elbette sadece sabredip beklemeyeceksiniz. Sitenizdeki (mümkünse) ürünleri, en azından kategorileri özgün hale getirmelisiniz. Kategori Meta-taglarını yani keyword, description, title çalışmalarını özenle yapmalısınız. E-ticaret sektörüne yeni giren bir insan bunların ne olduğunu elbette bilemeyebilir. Ancak bunları mutlaka yapmanız gerektiğini ve bu terimlerle ilgili arama motorlarında yeterince bilgiye ulaşabileceğinizi bilmeniz yeterlidir. Firmamız, müşterilerine ücretsiz olarak bu konularda iş planlaması ve örnekleme yapmaktadır. Bloğunuzu mutlaka canlı tutun. Ürünlerinizle ilgili özgün, yani daha önce biryerlerde yayınlanmamış makaleler yazın. Buna ayıracak vaktiniz yoksa makale yazımı konusunda profesyonellerden mütevazi bütçelerle destek alma imkanınız mevcuttur. Sosyal medyanın bütün unsurlarını kullanmaya çalışın. Bu çalışma bir eticret sitesinin olmazsa olmazıdır. Bu çalışma için de bolca döküman ve bilgiye ulaşabilirsiniz. Nasıl ki bir mağaza sahibi satış olup olmayacağını bilmediği halde, her gün dükkanını açar, temizler, vitrinini düzeltir… Bir e-ticaret sitesi sahibi de her fırsatta en azından yukarıda saydığımız işlerle meşgul olmalıdır. E-ticaret demek sadece yazılım satın alıp, içerisine xml ile ürün boca etmek demek değildir. Yukarıda ana hatları ile bahsettiğimiz konularda ısrar ve inatla çalışabileceğinize inanıyorsanız e-ticarete girmekten korkmayın. Öyle çalışmalar biliyoruz ki, site kurulmuş, az veya çok masraf yapılmış, aylar geçmiş paneline dahi girilmemiş. Xml güncellemesi yapılmamış, müşteriler soru sormuş cevap verilmemiş.. Bu arkadaşa e-ticareti sorsanız “olmuyor abi” diyecek.. Olmaz tabi abi.. Emek vermeden nasıl olsun ?

Ömer  HAZAR

Paylaş
10 Ara 2015

Dropship Sistemi İle E-ticaret

Kendi ürünü ve şirketi olmadığı halde e-ticarete başlamak isteyen  bir girişimci adayı için en zor süreç, işe başlama süreci yani organizasyon aşamasıdır. Bu konuda yapılan genel hata, e-ticaret işini hafife almaktır. Dışardan bakıldığında, çok kolay görünen, bir domain bir yazılım, bir şirket ve bir kaç tedarikçi bağlantısıyla birkaç günde başlanabilecek bir iş modeli gibi algılanır. Her yıl yaklaşık 15bin girişimci e-ticareti bu şekilde algılayarak, kişi başı ortalama 4.000TL harcama yapıp bu işe giriyor. Kurulan bu 15bin sitenin maksimum 500 tanesi ikinci yıl faal durumda kalıyor. Yani büyük umutlarla ve oldukça yüksek maliyetlerle kurulan her 100 e-ticaret sitesinden 96 tanesinden geriye hayal kırıklığı ve ekonomik kayıp kalıyor.

Bu kadar yüksek bir orana sahip başarısızlığın nedenleri de birkaç  cümleyle özetlenebilecek birşey değildir. Burada en önemlilerinden birkaçını irdeleyelim:

1. Bilgi ve Altyapı Eksikliği: E-ticaret organizasyonunu sıfırdan kendisi yapmak isteyen bir girişimcinin ortalama bir yazılımcı kadar yazılım bilgisine (en azından html, java), ortalama bir esnaf kadar işletme bilgisine, ortalama bir sunucu yöneticisi kadar sunucu ve güvenlik bilgisine, ortalama bir grafiker kadar görsel tasarım bilgisine, ortalama bir webmaster kadar site yönetim bilgisine, ortalama bir SEO uzmanı kadar SEO bilgisine, ortalama bir Adwors yöneticisi kadar Adwors yönetim bilgisine ve en önemlisi, iyi bir e-ticaret danışmanı kadar e-ticaret sektör bilgisine sahip olması gerekir. Bu hizmetlerin tamamını firmalardan alacaksa bile, en azından bu firmaların iyisini kötüsünü ayıracak kadar bir altyapı sahibi olmalıdır.

Bu özellikleri taşımayan bir girişimci için Dropship Türkiye, her konunun uzmanlarından oluşan ekibi ile siz kendi başınıza girişiminizi yönetebilecek yeterliliğe ulaşıp, kendi firmanızı ve ekibinizi kuracak aşamaya gelene kadar sizi sektörel risklerden koruyacaktır. Başarılı olmanız için gerekli bilgi ve döküman akışı Dropship Türkiye ile çalışmaya devam ettiğiniz sürece devam edecektir.

2. Yanlış Seçimler: E-ticaret yapmaya karar veren bir girişimcinin bir çok konda seçim yapması gerekecektir. Örneğin; hangi yazılım, hangi domain, hangi barındırma hizmeti, hangi ürün grupları, hangi tedarikçi, hangi ödemesistemi, hangi ticarethane türü, hangi tasarım, hangi logo, hangi kampanya metodu, hangi SEO metodu, hangi reklam & tanıtım yöntemi, hangi kargo firması… Bu daha da çoğaltılabilir. Özellikle domain, yazılım, ürün grubu, tedarikçi ve seo konusunda yapılan hataların telafisi yoktur. Bu konuların bir veya birkaçında yapılacak bir hatanın dönüşü çoğu zaman herşeye sıfırdan başlamakla mümkün olacaktır. Bunlarla ilgili hata yapmamak içinse, başarılı olmanızı en az sizin kadar isteyen, başarınızı başarısı sayacak, alanına hakim uzman bir e-ticaret partneriniz olmalıdır.

Dropship Türkiye, kurulum aşamasında size bu konulardaki seçeneklerinizin tamamını avantaj ve dezavantajlarıyla birlikte sunar. Hata yapmanız muhtemel tüm karar aşamalarında yanınızda olur. Üstelik bu görüşmeleri, birkaç aylık eğitimde ezberlediğini size aktaran bir müşteri temsilcisiyle değil, yıllarını bu sektöre vermiş ve sizin mağazanızdan ve başarınızdan sorumlu kişisel danışmanınızla yaparsınız.

Paylaş

© 2008 Dropship Türkiye. Her Hakkı Saklıdır.

Click Me